|
Özer Koçmuş tarafından yazıldı
|
|
Salı, 23 Aralık 2008 11:17 |
02.02.1955 Vize doğumlu Evli Futbol yaşantısı birçok futbolcuda olduğu gibi mahalli takımlarda başladı. Vize gençlikte ilk ciddi maçlar oynamaya başlayan ve daha sonra Kırklareli Gençlikte ilk lisanslı futbolcu olarak sahalarda top koşturan Muzaffer Kıvanç 1969 yılında Tekirdağspor’a transfer oldu. Yılda ortalama 20 gol atarak başarı ile Tekirdağspor formasını taşıdı. Bu süre içerisinde başta üç büyükler olmak üzere birçok birinci lig takımlarının transfer listesinde olan Muzaffer Kıvanç 1972 yılında 1.ligin güçlü takımlarından Giresunspor’a dönemin en yüksek transfer ve bonservis ücreti karşılığında transfer oldu.  Giresunspor’da bir sezon oynayan Kıvanç 1973-1974 sezonunda Beşiktaş’a transfer oldu. İki yıl Beşiktaş formasını giyen Muzaffer Kıvanç birinci ligde birbirinden güzel maçlar çıkardı. Siyah beyazlı taraftarların beğenisini kazandı. Bu süreç içerisinde ayağındaki varis sorununa gerekli çözüm bulunamadı ve futbolunun tam zirvesinde iken daha da ilerleme şansı sınırlı kaldı. Beşiktaş’tan sonra iki yıl İskenderunspor’da forma giydikten sonra kısa bir süre Tekirdağspor formasını giyen Muzaffer Kıvanç, 1977 sezonu sonunda Beykoz’a transfer oldu. Beykoz’da 3 yıl futbol oynayan Kıvanç, 1986 sezonu sonunda futbol yaşamına noktayı koydu. Başta Tekirdağspor olmak üzere, oynadığı bütün takımlarda özel seyircileri olan Muzaffer Kıvanç’ı yıllar geçsede halen bütün spor kamuoyunda Tekirdağlı Muzaffer olarak tanınıyor. Sahalarda birçok kaleciye gol atmasına rağmen rakip takım oyuncuları ve kalecileri tarafından halen saygı ve sevgiyle anılan Kıvanç’ın bu özelliğinin sebebi Muzaffer Kıvanç güzel goller atıyor gollerden sonraki sevinci ise kendisine has bir sitili gereği onlara ayrıca moral verir cinsten olduğu içindir. Berici ligde oynayan ilk ve tek Tekirdağsporlu futbolcu olan Muzaffer Kıvanç saha içindeki mütevazi yaşamını saha dışına yıllarca taşımış olup tüm spor kamuoyunun dikkatini çekmiş saygı ve sevgisini kazanmıştır. Halk tabiri ile hiçbir zaman şımarmamıştır. Birinci ligde oynadığı dönemlerde Tekirdağ’dan kapmamış yaşamının uzun bir bölümünü Tekirdağ’da geçirmiştir.  Tekirdağ’da evlenen Muzaffer Kıvanç futboldan koptuktan sonra Tekirdağ’a yerleşmiş olup iş hayatına burada devam etmekte olup, gerçek Tekirdağsporlu Muzaffer olduğunu halen anıları ile dile getirmektedir. Halk ile her zaman iç içe olan Kıvanç Tekirdağ’da Lüleurgazspora attığı o müthiş gol ile halen anılıyor. Tekirdağsporun Lüleburgazsporu (1-0) yenerek namağlupluğuna son verdiği tarihi maçtaki golü Muzaffer Kıvanç’tan dinleyelim. Lüleburgaz birinci biz ikinci durumdayız.  Bizlerde şampiyonluk havasında idik. Mac akşamı sabahı zor getirdik. Bütün takımda heyecan fakat inanç vardı. Bu maç muhakkak alınmalıydı düşüncesi ile maça çıktık. Tribünlerde iğne atsan yere düşmez derecede kalabalık bütün Trakya adeta Namık Kemal 5 tadında idi. Maçın 25. dakikasında rahmetli Cengiz Piliçoğlu ile gol öncesi provayı adeta yaptı. Sağ tarafa Cengiz’e bir top atıldı. Cengiz bana güzel bir pas verdi ben sol kanattan sert bir şut çektim kaleci Soner o fiziği ile mükemmel yükseldi ve golü kurtardır. Gol anına gelince her iki takımda iyi oynuyor. Bediz Ağabey ve kaleci Soner çok iyi gününde idi. Bir çoğu daha sonra birinci lige transfer olan Lüleburgazspor takımı da gerçekten güzel bir takım iyi bir futbol oynuyor idi. Fakat biz onlardan daha iyi idik. Güzel motive olmuş ve muhakkak galip geleceğimize inanmış idik. İlk girişimde olduğu gibi giriş kapısının olduğu kaleye doğru aniden bir hücum yaptık. Top Cengiz’de idi çok çalıştığımız bu pozisyonda ben ceza sağası yayının sağ tarafına yöneldim.  Cengiz topu bana attı. Ben Cengiz’e bir …….. bir top attım. Rakip defans bu anda bunaldı. Cengiz’den aldığım topu Lüleburgaz kalecisi Soner ağabeyin sağından filelere gönderdim. Gol sonrası unutamadığım ve hatırladıkça heyecanımın o günlere gittiği o gol ile Tekirdağspor 1, Lüleburgazspor 0 oldu. Maç bitti. Seyircimiz sonsuz idi. Golü ben attığım için ise ayrıca içimde ayrı bir sevinç var idi. Diğer unutulmaz bir anısını yine Muzaffer Kıvanç’tan dinledik. Beşiktaş’ta oynadığım yıl SEFA kupası maçında İstanbul’da ……… takımını (2-0) yendik. Rövanşta ise maçın bitimine 3 dakika kalaya kadar bir sürede durum (0-0) idi. Hepimiz tur atlamanın sevincini sahada yaşamaya başladığımız anlarda unutulmaz tarihi bir olaya tanık olduk ve tarih yazdık. Maçın hakemin bitiş düdüğü ile bittiğini maçın 90 dakika ve uzatmalar olduğunu unuttuk ve 3 dakikada rakibimizden 3 gol yedik ve elendik. Bu maç yıllar geçti halen konuşuluyor. Maç bitmeden bitti durumunun yanlışlığına dikkat çekiyor.  Tekirdağspor’da oynadığı yıllardaki takım içi arkadaşlığı dayanışmayı sporcular ile yöneticilerin birbirlerine olan diyaloglarını unutamayan Muzaffer Kıvanç 0 günler ile ilgili şunları anlatıyor. Hocamız Zafer Tınaz bizlere şunları söylüyor idi. Arkadaşlar sizlerle çalışmak çok ayrı bir özellik ve zevk. Sizlere ne öğreteyim. Sizler hepiniz belli bir noktadasınız forvet her maç gol atıyor. Defans ise gol yemiyor. Ben sizlere ancak kondisyon konusunda ve belirli taktikler veririm diyor. Bizleri onere ediyor idi. Takım olarak sinemaya mı hep birlikte, yemeğe mi hep birlikte, eğlenceye mi hep birlikte gidiyor ve şuna inanıyor idik. İbrahim Çevik, Cengiz, Necati, Muzaffer forveti pepsinin gol ortalaması 15-20 bu forvet her maçta gol atar. Bediz, Yücel kalecilerimiz gol yemez, defans kale gibidir düşünceleri ile maça çıkar herkes birbirini destekler açıklar kapatılır idi. Bu dostluk ve diyaloglar başarı getiriyor idi.  Doktor Nevres ağabey bizlere doktorluk yanı sıra ağabeylik yapar, eşi ve diğer yöneticilerin eşleri bizlere her tür yardımı yapar. Lojmanımıza yiyecek, içecek, pasta, börek, tatlılar ile gelirler izlere moral veririler idi. Birbirinden değerli yöneticiler, idareciler bizlere sahip çıkarlar idi. Bu samimi ortamlarda sahada başarı kaçınılmaz oluyor idi. O dönemlerde futbolcular giyim, kuşam, hal ve hareketleri ile her zaman topluma örnek oluyor, kamuoyu tarafından seviliyor idiler. Saha içi ve dışında futbolcular arasında ağabey kardeş ilişkilerine özen gösterilir. Bu kurallar hiçbir zaman ihlal edilmez idi. Attığı goller, attırdığı goller ile rakiplerinin de sevgisini kazanan sahalarda efendiliği ile bilinen spor kamuoyunun Tekirdağspor’lu Muzaffer olarak kabullendiği Muzaffer Kıvanç’ın yaşamının en üzüntülü noktası ise bundan beş yıl önce acı bir trafik kazasında kaybettiğimiz oğlunun ölümü oldu. Oynadığı futbol ile attığı goller, çalım ve asistleri ile aynen babasın kopyası olan genç futbolcu kardeşimiz Burak Kıvanç ömrünün baharında Türk futbolu tam bir golcü kazandı derken trafik canavarı Kıvanç kardeşimizi elimizden alıverdi.  Kendisine Allah’tan rahmet dilerken, Kıvanç ailesinin bu acısını yıllar geçsede yeniden paylaşmış oluyoruz. Bu röportajımızı kendisi ile yapmak için verdiğimiz randevudan itibaren röportaj bitene kadar geçmişin derinliklerine dalan o mutlu günlerini anılarını bizlere anlatan Muzaffer Kıvanç’ın rahmetli oğlunu anımsaması o günleri tekrar yaşamış olması anındaki üzüntülerini paylaşmaya gayret ettik. Sporcu ruhundaki gerçek sporculuk ruhu bazı duyguları eriterek bizlere yardımcı olmaya çalıştı ve oldu da. Özellikle bu duygular içinde bizlere ayırdığı zamana gösterdiği ilgiden dolayı spor kamuoyu adına Muzaffer Kıvanç’a TekirdağsporluGiresunsporluBeşiktaşlıİskenderunsporluBeykozluVizeliKırklareli Gençlik Sporlu Muzaffer Kıvanç’a ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
|