English Czech Dutch French German Greek Italian Romanian Russian Spanish Swedish Turkish
Haberler
İbrahim TEZEREN PDF Yazdır e-Posta
Özer KoçmuÅŸ tarafından yazıldı   
Salı, 23 Aralık 2008 10:38
31.01.1948 yılında Tekirdağ'da doğdu.
         Evli, 2 oğlu ve 1 torunu var. İlkokulu Tekirdağ, Malkara ve Edirne'de okudu. Orta okulu Tekirdağ'da Meslek Lisesini Tekirdağ ve Bursa'da okudu. Futbol yaşamı okul devrelerinde başladı. Aynı zamanda Tekirdağ Meslek Lisesi'nde voleybol takım kaptanı olarak 1964 yılında şampiyonluk yaşadı. Bursa'da ise futbol yanı sıra voleybol ve basketbol oynadı. Lisanslı futbol hayatı 1963-1964 yılında Tekirdağ Yılmazspor'da başladı. İlk transferi bir takım elbise oldu. Yılmazspor'da yavru derlerdi İbrahim Tezeren'e neden mi? Tezeren şöyle anlatıyor: Kartal Mehmet, Nusret ağabeyler (mürefteli) Kumbağlı Mehmet ağabeyler, Osman'lar, Muharrem'ler, Burhan'lar vardı ve İbrahim Tezeren en küçükleri idi. Başımızda da rahmetli Mustafa Çaltepe (pepe) vardı. Aynı yıl Çorluspor şampiyon olmuştu. Burhan (burca) ağabeyimizin takımı. Yavuz Güzelceada ve Tufan Yıldırım'la birlikte orada takviye olarak çağırıldık. Burhan ağabeyimizin orada olması bizi olumlu etkilemiş olacak ki iyi maçlar oynadık. Yine aynı yıl Tekirdağ Genç karmasına seçildi ve Bursa'da grup maçlarında yer aldı. Bu maçlarda iyi oyun sergilemiş ki Sabahattin Eral (avukat) ile Genç Milli aday kadrosuna 186 futbolcu ile çağrıldı. Ankara'da yapılan hazırlık ve eleme maçlarında Sabahattin arkadaşım şansız oldu. Ancak ben Mersin'de yapılan 15 günlük seçmelere davet edildim. Orada kadro 18'e düştü ve ben kadroda kaldım.
           Kadroda Yavuz Şimşek (FB), Yasin Özdenak (GS), Ender (BJK), Fruk(BJK), Zinnar (Altay), Esen Ali (Bursa) gibi futbolcular vardı. O yıl iki temsili milli maç oynadık. Antrenörümüz rahmetli Sabri Kiraz'dı. Kendisi o yıl Bursaspor'u çalıştırıyordu ve benim transfer edilmemi istemiş olacak ki Tekirdağ'a transfer için Bursaspor idarecileri geldi. Ön konuşmadan sonra amatör olarak Bursa'ya gittim. Bana teklif edilen ücret yüksek olduğu için kabul ettim. Artık Bursaspor'lu idim(1965-1966). O yıllarda 2. Lig'de tahminen 2 veya 3 oyuncu oynuyordu. Benim yaşımım ufak olması, okulum ve okul maçları, Bursa Genç karması (o yıl Türkiye şampiyonu) maçları nedeniyle oynama olasılığı pek olmadı. Ancak motivasyonumun bozulmaması için kadroya giriyordum. Özel maçlarda oynatıyordu. Türkiye şampiyonu olan Bursaspor Genç takımından tekrar Genç Milli takıma çağrıldım. Ancak 15 günlük kamp sonunda maçların oynanacağı tarihte ay olarak yaşım 6 ay büyük olduğu gerekçesi ile Almanya kadrosundan çıkarıldım. 1967 yılında Tekirdağspor 3. Lig'e giriyordu ve benim transferim gündeme geldi.
           İlk Başkan rahmetle ve saygı ile andığım Fethi Mahramlı ile sıkı bir transfer konuşması geçti. Maaş 500 lira idi. O bana maaşını 250 veririm dedi. Ben de kabul ettim. Artık doğduğum şehirde oynayacaktım. Antrenör rahmetli İlhan Uralgil ile güzel bir sezon yaşadım. Şampiyonluktan kopmadık ancak o yıl Düzce şampiyon oldu. Son maça kadar BJK transfer listesinde olduğum söyleniyordu. Ancak son lig maçı Konya İdman Yurdu ile idi. Tribünlerde 8-10 antrenör maçı izliyordu. Naci Erdem Babam'a Edirnespor için beni istiyordu ancak maç bitiminde İlhan hoca beni yanına aldı forma ile Turgay Şeren hocanın beni istediğini söyledi ve yanına götürdü. Çok heyecanlı idim. Turgay Şeren (Berlin Panteri) kendisi heyecanlandığımı anladı ve benim giyinmem için eve geldi ve ben giyindim. Babamdan izin aldı ve beni Mersin'e götürdü.
           İlginçtir ki o gün 2 kişi beğenmiş biri Rakip sol açık Uşti Mustafa (Silivrili). Mersinde 15 gün kaldık ve transfer konuşmaları sonunda 1968 yılında Mersin İdman Yurdu(a transfer oldum. Birinci ligde ilk yılım olmasına rağmen iyi sezon geçirdim. 2.nci yıl ise Bülent Giz hocamız geldi. Kendisi yaşlılara rağbet gösterdi ve aramızda soğuk savaş başladı. Kulübede oturmak beni sıkıyordu. Bursaspor kupa maçında bileğim çatladı ve bir ay oynamadım. Sonra form tutmama rağmen pek oynamadım. Ben de Gaziantep ve Kayserispor ile görüşmeler yaptım (antrenörleri ile) ancak o sıralar Yılmaz Cicioğlu ağabeyimiz Mersin yöneticileri ile görüşmeler yapmış ve beni tekrar aralarında görmek istediklerini bana söyledi. Tekrar geri dönmek için iki imza atmam gerekli idi. Birisi geçici olarak Tekirdağspor diğeri ise ömür boyu (evlilik), ikisini de attım. Antrenörümüz sevgili Zafer Tınaz hocamız arkadaşlarım saymama gerek yok hepsi siteden harika dostlarım. Tabi bu arada rahmete kavuşan arkadaşlarımı da rahmetle anıyorum.
          Lig maçları bitiminde askere alındım. Askerlik bitişi eşim memurdu. İstanbul'a atandı ve İstanbul'a yerleştik. Tekirdağspor'da artık oynamıyacaktım. Hatta futbolu bıraktım dedim. İstanbul'da can dostum Davut Kılıç Davutpaşa'da oynamam için ısrar etti ve takım arkadaşım olan (mersinden) sevgili Mustafa Yürür hocanın beni istediğini söyledi ve Davutpaşa'lı oldum(1972-1973). Eski sakatlığım beni rahatsız etmesine rağmen tüm maçlarda oynadım. 1974 yılında Rize ve Balıkesirspor transfer listesinde yer alıyordum. Ancak sakatlıklar yüzünden 1975 yılında futbolu bırakmak durumunda kaldım. Futbola doymamış olacağım ki 1978 yılında amatörlüğe dönüş yaptım. Davutpaşa Genç takımını 3 yıl çalıştırdım ve 2 şampiyonluk, Yeni Gayretspor'u 3 yıl çalıştırdım(antrenör futbolcu olarak) 2 şampiyonluk yaşadım. 1 yıl İstanbul K.M.Paşa takımını çalıştırdım.
         Memur olmam nedeniyle Hakkari'ye ve Habur'a gittim. Oralarda futbol okulları açtım ve gençlerimize yöneldim. Sonra 1997 yılında Edirne'ye tayin oldum.. orada PTT spor alt yapısında 3 yıl (2 şampiyonluk) yaşadım. Sonra Edirnespor Paf ve Genç takımını çalıştırdım. Memuriyet dolayısıyla Tekirdağ tayinim çıktı. 2002 yılında Tekirdağ Fenerbahçeliler Derneği'ne davet edildim. Başkan sevgili Cenk Erensoy ile durumu konuştuk. Çok olumlu idi ve takımda FB futbol okulu kurduk. Halen de okulumuz devam etmekte.
         Unutmadıklarım; Mersin İdman Yurdu ilk 1. lig maçımla rakibimiz Gençlerbirliği, Turgay Şeren hocam taktik veriyor kimlere mi? Kadri Aytaç, Tarık Kuver, Osman Arpacıoğlu(bay gol), Muharrem, Ali, Refik Cihat ve diğerlerine ben titriyorum. Sanki sonra bana döndü. Çık Tekirdağspor'da oynadığın maçı oyna; yalnız karşında Türkiye'nin en hızlı sol açığı (Zeynel Sever) var ona göre dedi. Maç bitti 3-1 galibiz. Ertesi gün gazetelerde haftanın kupa ası ve kadrosuna girmiştim.
         Rahmetli Fethi Mahramlı (babayı) Erol babayı, Mustafa Çaltepe'yi, Necati Balaban'ı, Fuat……..'yı unutamam. Hele Selim …………..'yı hiç unutamam. Sağ olan arkadaşlarımla da hiç problem yaşamadım hepsi can dostlarım. Şimdi okuyanlar diyecekler ki bu oyuncular anlaşmış herkes Nevres Oktar diyor. Demeyelim mi Nevres ağabey seni çok seviyorum. Sen bizim doktorumuz, sen bizim moral hocamız, sen bizim psikoloğumuz ve hasıl Tekirdağspor'a kendini adamış kişi idin.
         Tekirdağspor'un bu durumuna üzülenlerin başında geliyorum desem yalan değil. Nasıl lige dönüş olur derseniz. Tabi ki kolay değil zor da değil ancak hedef belirlemek plan yapmak ve öze dönmek, kaliteli oyuncuyu sen yetiştir ve takviye oyuncuyu dışarıdan. Ama bundan evvel gelen kaliteli insanlar gibi önce kişilikli oyuncularla. Alt yapı çok önemli. O yaşları tanıyan hocalar getirilmeli başa her branşın ayrı hocası almak, tesislere önem verilmeli. Araya uçurumlar girmiş olan seyirci ile bütünleşmeli.
 

Eski TekirdaÄŸ

TekirdaÄŸSpor

Sizce TekirdaÄŸspor hakettiÄŸi yerde mi?
 

Ziyaretçi Sayımız

mod_vvisit_counterBugün22
mod_vvisit_counterDün96
mod_vvisit_counterBu Hafta356
mod_vvisit_counterBu Ay2198
mod_vvisit_counterHepsi32659