English Czech Dutch French German Greek Italian Romanian Russian Spanish Swedish Turkish
Bediz BAYSAL PDF Yazdır e-Posta
Özer Koçmuş tarafından yazıldı   
Cuma, 19 Aralık 2008 13:07
Tekirdağın Futbol Elçisi
05/08/1944 yılında doğdu. Evli ve 1 kız 1 erkek çocuk babası. İlk okulu ve ortaokulu İstanbulda GS lisesinde tamamladı. Futbola başlama dönemi okul bahçesinde ülkemizin ünlü kalecisi milli futbolcumuz Turgay ŞEREN' i izleyerek başladı.
O dönemlerde GS futbol takımının nazı antrenmanlarını ilkokul bahçesinde yapıyordu. Buradaki çalışmaları zaman zaman izleyen ve Turgay Şeren' in çalışmalarını özellikle hiç kaçırmayan Bediz Baysal o dönemlerde çok az okulda bulunan hentbol sahasının kalesine geçer, orada çalışırdı. 1960 lı yıllara kadar okul takımında ve gayri federe olan Sultan spor da futbol oynadı. 1960 yılında Davutpaşa takımına transfer oldu. Genç takımında oynadığı maçlar süresince “ikinci Turgay Şeren geliyor” mesajını veriyordu. Bu sırada Davutpaşaspordan bir çift ayakkabı alan geleceğin başarılı kalecisinin hergün ilerleyen yükselişine karşı çıkan tek kişi babası idi. Babası Bediz Baysal'ın futbol oynamasına karşı çıkıyordu. Bu süreçte İstanbul karmasının kalesini koruyan Bediz Baysal askerlik süresinde ve kısa süren Gençlerbirliği döneminden sonra Necati Balabanlının tavsiyesi ile Tekirdağ Spor yöneticileri tarafından izlenen Bediz Baysal, Fethi Mahramlı, Öner Özen, İbrahim Yıldız, Orhan Yüncülerin birlikte İstanbul a gelinerek hep birlikte Tekirdağ a dönüşleri Bediz Baysalın Tekirdağ sporlu oluşu ile noktalanıyordu. Başta Trabzonspor olmak üzere birçok takımın transfer listesinde olan Bediz Baysal 22.500 lira ile Tekirdağsporlu oluyordu. Bu dönemde Tekirdağspor'un kalesinde Yücel oluyordu. Yücel gibi iyi bir kalecinin arkasında zaman zaman yedek kalan Bediz Baysal, bu süre içinde saha içindeki ve saha dışındaki davranışları ile örnek hareketleriyle herkesin sevgilisi olmuştu. Kalede dev yapılı görünüşü ile rakiplerinin korkulu rüyası olan Bediz Baysal uzun boyu sayesinde ceza sahası içinde hava toplarını rahatlıkla alıyor, yerden gelen toplara ise inanılmaz refleksleriyle müdahale ediyordu. Kalesinde devleşiyor arkadaşlarına moral veriyordu. 1970 yıllarda dünya kupasında Alman Milli takım kalecisi Maierin başlattığı topu oyuna elle sokma uygulamasını ilk başlatan Kaleci Bediz Baysal oldu. Topu her atışta elle orta sahanın önüne kadar gönderiyor. Tekirdağspor da futbol oynadığı süreçte aynı zamanda takım kaptanlığı görevini de yapan Baysal' ın hem kalede hem kaptan olarak örnek davranışları, başarısı yanı sıra saha içindeki başarı ve örnek kişiliğini saha dışına taşıyarak, sporcu arkadaşlarına destek oluyor Tekirdağ kamuoyunun haklı ilgi, destek ve yardımlarını görüyordu. Bu süreç içinde Tekirdağlı bir ailenin kızıyla evlendi ve damat oldu.  Kıskanma sözcüğünü lügatinden çıkaran ünlü kaleci Tekirdağspor da yetişen milli kalecimiz Erhan Aslanı ilk keşfeden onu yöneticilere tavsiye eden kişi olmuştur.
          Bediz Baysal Erhan Aslan' a bütün bildiklerini öğretmiştir. Rahmetli Mustafa Galtepe ile birlikte Erhanı çalıştırıp gelişmesine yardımcı olmuşlardır. Erhan Genç Milli takıma sürekli davet edilmesi nedeniyle BJK' nin üçüncü kalecisi olan kaleci Muharremi Tekirdağspora transfer ettiren yine Bediz Baysal olmuştur. Takımın başarısı için güçlü kadronun olması şart felsefesi ile kendine rakip olacak iki kaleciye sahip çıkan ağabeylik yapan Bediz Baysal Muharremin amatör milli Erhan'ın Genç milli takıma gitmeleri nedeniyle Tekirdağspor un kalesini yine o korumuştur. Tekirdağsporun efsane futbolcuları arasında yer alan kaleci Bediz Baysal 1972 yılında Tekirdağ da yılın futbolcusu seçildi. Haftalarca haftanın karmasına seçildi, haftanın kalecisi seçildi. Trakya derbisi kabul edilen Tekirdağspor Lüleburgaz spor maçlarında Lüleburgazspordan gol yemeyen tek kaleci Bediz Baysaldır. Futbol yaşamamında sarı ve kırmızı kart görmeyen Bediz Baysal kaleciliğini tercih eden gençlere şunları söyledi.
•  Bir kaleci takımın en zor yerinde görev yapar, hata yapma lüksün yoktur. Yaptığın bir hata günlerce, aylarca, yıllarca konuşulur.•  Maç kazanıldımı en mutlu sensin bütün kaybedilen maçların sonunda en çok üzülen yine sensin, zira golleri yiyen birisi olarak göz önündesin.
•  Bir kalecinin bi maçın üzerinde %50 etkisi vardır. Diğer %50 si diğer oyuncular, antrenör ve yönetim arasında paylaşılır. Bizim dönemlerimizde sahalar toprak yerler zımpara gibiydi. Çalışmalar sonunda özellikle dirseklerimiz ve kalçalarımızın sağ sol yanlarında her zaman yara bere içinde olurdu. Şimdiki imkanlar daha iyi.
•  Önce heyecanlı olacaksınız heyecanlı olmadan kaleci maçı izleyemez, donup kalır. Maçı izlemek seyirci gibi olmayacak topu ve oyuncuların oyun akışına göre durumlarını izleyebileceksin. Kuvvetli olman şart kaleci antrenmanları diğer futbolcuların antrenmanlarından daha zordur. Kendine iyi bakacaksın, dayanıklılık kazandıktan sonra dikkatli olmayı kendine prensip haline getireceksin.
•  Antrenmanlar dışında muhakkak fazla mesai yapacak ve çalışacaksın, kaleciliği seveceksin bıkmayacaksın. Sabırlı olacaksın, genç yaşta kalecilik mesleğini seçersen iyi bir hocadan ders alarak hocalarını iyi dinleyeceksin.
•  Ben yıllar sonra Tekirdağsporun kalesini koruduğum yıllarda hocalarım Zafer Tınaz, Arap Ayhan ve Selim Kepseden çok şeyler öğrendim. Ceza sahası içindeki rahatlığı öğrendim. Kalecilik yenilikleri takip gerektirir. Bu ve buna benzer konulara eğilir birde fiziki yapınızın yanında yeteneğiniz varsa iyi bir kaleci olursunuz. Yine söylüyorum çok çalışma, sabır ve heyecanızı hiçbir zaman kaybetmemek şartı ile.
Futbolu bıraktıktan sonra İstanbulda saha komiserliği yapmaya başlayarak. Futbolun İçinde kalmaya devam etti. Üç büyüklerin maçları başta olmak üzere birçok müsabakada saha komiserliği görevinde bulundu.
         Yine futbolun içinde önemli bir başarıya imza atarak, Yapıkredi Bankası futbol takımını çalıştırarak, başarılara imza atmış oldu. Tekirdağsporda futbol oynandığı yıllarda en büyük kazancım dediği dostlukları çok iyi dostlar edinmiş, dostlukları günlük değil ömrünün sonuna kadar devam etmesi duygu ve düşünceleri ile Tekirdağ ı çok sevdiğini ve ciddi boyutta özlediğini dile getiren Bediz Baysal bu duyguları dile getirirken gözleri dolu dolu oluyordu. Tekirdağdaki yakınlarına aradan yıllar geçse de halen yılbaşlarında bayramlarda, yaş günlerinde tebrik attığı Burço Burhan hocamıza her yıl çiçek gönderdiğini Tekirdağdaki sporcu arkadaşlarınız, kardeşleriniz ağabeyleriniz iyi ve kötü günlerinde her zaman yanında olmanızdaki özellik ve güzelliklere ayırdığınız zaman ve örnek davranışlarınız ile ilgili sorumuza cevabı şu oldu:
         Tekirdağı çok seviyorum ve özlüyorum. Futbol oynadığım dönemdeki tüm takım arkadaşlarımı çok seviyor ve özlüyorum. Aynı dönemdeli antrenörlerimizi ve yöneticilerimizi çok seviyor, sayıyor ve onlarla birlikteliğimi sürdürmeye gayret ediyorum. Futbol oynadığım dönemdeki beni çok defa yılın kalecisi seçen , çok maçtada kader birliği yaptığımız cefakar Tekirdağspor taraftarlarını çok seviyor ve onları özlüyorum. Diyen Bediz Baysal bu Tekirda sevgisi ve saygısı Tekirdağ dan kamuoyunda kendisini seyretmiş seyretmemiş herkesin gönlünde aynı centilmen, sportmen örnek insan Bediz Baysal, başarılı kaleci ve sporcu Bediz ile örnek bir kaptan olarak yeretmiş durumda. Buda şunu gösteriyor ki ahde vefa denilen olay karşılıklı olarak, Bediz Baysal ile Tekirdağ arasında devam ediyor.
 

Eski Tekirdağ

TekirdağSpor

Sizce Tekirdağspor hakettiği yerde mi?
 

Ziyaretçi Sayımız

mod_vvisit_counterBugün22
mod_vvisit_counterDün96
mod_vvisit_counterBu Hafta356
mod_vvisit_counterBu Ay2198
mod_vvisit_counterHepsi32659